ERKEN ÇOCUKLUK DÖNEMİNDE DEĞERLENDİRME

ERKEN ÇOCUKLUK DÖNEMİNDE DEĞERLENDİRME

Değerlendirme yaşamın önemli kavramlarından biridir. Hayatımızın her döneminde hem değerlendirme yapar hem de değerlendiriliriz. Değerlendirme kelimesinin bizim hayatımızdaki önemi henüz anne karnında oluşan embriyon ile başlar. Anneler hamile kaldığında bebeğin gelişimi açısından ultrasonografi ile değerlendirilir. Sonra bebek doğar doğmaz hayati fonksiyonları değerlendirilir. “Apgar” adı verilen bu değerlendirme ile solunumuna, kalp atım sayısına, reflekslerine, kas tonusuna, cilt rengine bakılır. Bu bulgular normal ölçülerdeyse tam puan verilir. Bebek büyümeye başladıkça emmesi, yemesi, gazı olup olmadığı, gece kaç kere uyandığı sürekli anne/baba tarafından durumu değerlendirilerek gereksinimleri
karşılanmaya çalışılır. Okul öncesi kurumuna gittiğinde ise öğretmenleri tarafından değerlendirilir. Bu değerlendirme çocuğun gelişiminin nasıl olduğu ile ilgilidir. İlköğretimde malum çocuğun okumayı ve yazmayı öğrenmesi ile birlikte verilen bilgilerin sınavla değerlendirmesi gündeme gelir. Daha sonraki öğretim kademelerinde de bu durum devam eder ve üniversiteye girmek isteyenler için günümüzde bir dizi sınavlarla perçinlenir. Yukarıda bütün sözü geçenler çocuğun sağlığı, eğitim ve öğretimiyle ilgili değerlendirmelerdir. Bir de bunlara ana babasının, çevrenin arkadaşların sosyal hayatındaki değerlendirmeleri eklenir. Tabi bu arada çocuk da ana babasını, arkadaşlarını, sosyal çevresini değerlendirir aslında...
Daha bebekken annesinin yüzündeki ifadeden ağlamalı mı karar verir. Bütün bu karşılıklı değerlendirmelerden aslında bir kanı, düşünce, yargı elde edilir. Bunlardan bazıları doğru ve isabetli bazıları da yanlış olabilir.

Özellikle erken çocuklukla ilgilenen gelişim ve eğitimcilerin çocuğu nerede, nasıl, ne zaman, neden değerlendireceğini bilmeleri çok önemlidir. Değerlendirme yöntemlerini bilmek, uygun zamanda uygun değerlendirme yöntemini kullanmak,
sonuçları çocukların her birinin ayrı kişilikte olduğunu bilerek yorumlamak, “etiketlendirmeden” çocuğun verdiği doğru mesajları görmek, sonuçlara göre doğru yönlendirme ve müdahalede bulunmak çocuğun gelişiminin sağlıklı olması açısından gereklidir. Bu arada çocukla çalışan tüm profesyonellerin kendini mesleki açıdan değerlendirmesi, bu konuda bilinçlenmesi ve uygulanan gelişimsel ve eğitimsel destek programlarının çocuklar açısından olduğu kadar uygulanış açısından değerlendirilmesinin de öneminin kavranması yani başka bir deyişle çuvaldızı kendine batırması da kişinin mesleki gelişimi ve çocukların sağlıklı gelişimleri için gereklidir…

Dilerim ki değerlendirmeleriniz her çocuğun ayrı bir kişilik olduğunu unutmadan, isabetli, önyargıdan uzak, bilinçli, kendinizi ve çocuğu anlamaya yönelik olsun...

KOLAY GELSİN

16x24 cm., 1. Hamur Kağıt, Renkli, 168 sayfa, 
ISBN 978-605-9877-52-7

Prof. Dr. Pınar BAYHAN